Artvin’in Ardanuç ilçesinde, dağların arasına gizlenmiş dar bir yarık gibi uzanan Cehennem Deresi Kanyonu, Doğu Karadeniz’in en çarpıcı ama en az bilinen doğa harikalarından biridir. Adı ürkütücü gelse de burası, sarp kayalıkların arasından süzülen suyun binlerce yılda oyduğu; serin, yankılı ve büyüleyici bir vadidir. Bu rehberde Cehennem Deresi Kanyonu’na nasıl gidileceğini, yürüyüş parkurunun nasıl bir yer olduğunu, hangi mevsimde ziyaret etmenin daha doğru olduğunu ve bölgeyi keşfederken konaklayabileceğiniz huzurlu alternatifleri bir araya getirdik.
Artvin denince akla çoğunlukla Borçka Karagöl, Şavşat ya da Kafkasör gelir. Oysa Ardanuç yolunun hemen kenarında, çoğu ziyaretçinin farkına bile varmadan geçtiği bir doğa hazinesi durur. Cehennem Deresi, tam da bu yüzden bölgeyi bilenlerin “burayı kaçırmayın” dediği duraklardan biridir. Kalabalık turist akınından uzak, doğal hâliyle kalmış bir coğrafyadır burası.

🏨 Bölgede Konaklama mı Arıyorsunuz?
Doğu Karadeniz’de doğayla iç içe, şelale ve yayla manzaralı en iyi konaklama seçenekleri için rehberlerimize göz atın:
🌿 Arhavi Otelleri → 🏡 Artvin Bungalov Evleri →Cehennem Deresi Kanyonu Nerede, Nasıl Gidilir?
Cehennem Deresi Kanyonu, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırlarında yer alır. Kanyon, Ardanuç ilçe merkezinin yaklaşık 7 kilometre kuzeybatısında, Artvin–Ardanuç karayolunun 25. kilometresinde bulunur. Yol boyunca ilerlerken kanyonu işaret eden tabelalar görülür; bu nedenle özel bir rehbere ihtiyaç duymadan ulaşmak mümkündür.
Artvin şehir merkezinden yola çıkanlar için mesafe yaklaşık yarım saatlik bir sürüştür. Karadeniz sahil yolundan gelenler ise önce Hopa–Borçka hattını, ardından Artvin’i geçerek Ardanuç istikametine yönelir. Yol, Çoruh Vadisi boyunca kıvrılarak ilerlediği için hem ulaşım hem manzara açısından keyiflidir. Sahilden içeriye doğru çıkıldıkça iklim değişir; Karadeniz’in nemli yeşilliği yerini daha kuru, kayalık ve sert bir coğrafyaya bırakır. Cehennem Deresi‘ne giden bu yol, aslında Artvin’in iki farklı yüzünü aynı günde görme fırsatı sunar.
Arhavi ve Kamilet Vadisi tarafından gelecek olanlar için mesafe yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculuktur. Bu da kanyonu, bölgede konaklayan bir misafirin günübirlik gezi programına rahatlıkla ekleyebileceği anlamına gelir. Sabah erken çıkıp öğleden sonra dönmek mümkündür; ancak yolun virajlı yapısı düşünüldüğünde acele etmemek, aralarda mola vermek daha keyifli bir gezi sağlar.
Toplu taşımayla ulaşım sınırlıdır. Ardanuç’a Artvin’den minibüs seferleri yapılır, fakat kanyonun bulunduğu noktaya inip yürümek gerekir. Bu yüzden Cehennem Deresi ziyareti için özel araç ya da bölgeden kiralanan bir araç en pratik çözümdür. Aracınızı kanyon girişindeki alanda bırakabilirsiniz.
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Oluşumu ve Coğrafi Yapısı
Kanyonlar, akarsuyun binlerce yıl boyunca kayayı aşındırmasıyla oluşan derin ve dar vadilerdir. Cehennem Deresi de tam olarak böyle bir sürecin ürünüdür. Bölgedeki kireçtaşı ve volkanik kökenli kayaçlar, suyun sürekli aşındırıcı etkisiyle zamanla oyulmuş; ortaya girişi dar, içeriye doğru ilerledikçe genişleyen çarpıcı bir yarık çıkmıştır.
Resmî kaynaklarda kanyonun uzunluğu 500 metre olarak geçer ve Ardanuç suyuna açılır. Ancak rakamlardan çok, burayı ziyaret edenlerin anlattığı his önemlidir: iki yanınızda yükselen kaya duvarları, gökyüzünün ince bir şerit hâline geldiği anlar ve suyun taşlar arasında çıkardığı derin uğultu. Cehennem Deresi adının nereden geldiğini, kanyonun içine birkaç adım attığınızda anlarsınız — yankılanan su sesi ve serin, gölgeli atmosfer, buraya adını veren efsanelerin kaynağıdır.
Cehennem Deresi Kanyonu, tabiat parkı statüsündedir. Bu koruma, hem alandaki doğal yapının bozulmasını engeller hem de ziyaretçiler için düzenlemelerin yapılmasına imkân tanır. Çevresinde kızılçam, meşe ve çeşitli maki türlerinin karışık olarak bulunduğu bir bitki örtüsü hâkimdir. Karadeniz’in nemli ormanlarından farklı, daha kuru ve Akdeniz’i andıran bu bitki örtüsü, Artvin’in coğrafi çeşitliliğinin en güzel örneklerindendir.
Bölge aynı zamanda zengin bir yaban hayatına ev sahipliği yapar. Kanyon çevresinde çeşitli kuş türleri, kayalıklarda yuvalanan yırtıcılar ve zaman zaman yaban keçileri görülebilir. Cehennem Deresi çevresinde yürürken sessiz olmak, bu canlıları gözlemleme şansınızı artırır.

Kanyon Adını Nereden Alıyor?
Bölgeye ilk kez gelenlerin merak ettiği ilk şey, bu ürkütücü isimdir. Cehennem Deresi adı, kanyonun fiziksel özelliklerinden doğmuştur. Dar ve derin yarığın içinde ses olağanüstü biçimde yankılanır; suyun kayalara çarpma sesi, dışarıdan duyulduğunda derinden gelen bir uğultuya dönüşür. Güneş ışığının sınırlı ulaştığı iç kısımlar gün ortasında bile alacakaranlıktadır.
Bir de erişim zorluğu vardır. Geçmişte bölge halkı için kanyonun içi, hayvan otlatırken bile girilmekten kaçınılan bir yerdi. Dik kaya duvarları, kaygan zemin ve içeri girildiğinde geri dönüşün zorlaşması, buraya korkuyla karışık bir saygı kazandırmıştı. Zamanla anlatılan hikâyeler bu ismi kalıcı hâle getirdi. Bugün ise Cehennem Deresi adı, ürkütücü olmaktan çok merak uyandıran bir davete dönüşmüş durumda.

Bölgenin İklimi ve Doğal Zıtlığı
Artvin, Türkiye’nin en çarpıcı iklim geçişlerine sahip illerinden biridir. Sahilde nemli ve yağışlı bir Karadeniz iklimi hâkimken, Çoruh Vadisi boyunca içeriye girildikçe hava kurur, bitki örtüsü seyrelir ve manzara bambaşka bir karaktere bürünür.
Cehennem Deresi Kanyonu tam da bu geçiş kuşağında yer alır. Bu yüzden çevresinde hem Karadeniz’e özgü nemli orman türlerine hem de daha kurak coğrafyaların bitkilerine aynı anda rastlanabilir. Kanyon içine girdiğinizde ise üçüncü bir mikro iklimle karşılaşırsınız: dışarıda hava otuz dereceyken, kaya duvarlarının arasında sıcaklık belirgin biçimde düşer, nem artar ve taşların üzerinde yosun tabakası oluşur.
Bu üç farklı ortamı birkaç saat içinde deneyimlemek, bölgeyi coğrafya meraklıları için özellikle değerli kılar. Aynı gün içinde denizden bin metrenin üzerine çıkıp geri dönmek, Artvin’de sıradan bir gezi programının parçasıdır.
Kanyonda Yürüyüş: Parkur, Süre ve Zorluk
Cehennem Deresi Kanyonu’na gelen ziyaretçilerin en çok merak ettiği konu, içeriye ne kadar girilebildiğidir. Kanyonun tamamını baştan sona geçmek deneyimli ve donanımlı ekiplerin işidir; ancak sıradan bir ziyaretçi de girişten itibaren belirli bir mesafe ilerleyerek kanyonun karakterini rahatlıkla görebilir.
Parkur, taşlı ve yer yer dik patikalardan oluşur. Zemin ıslak olduğunda kayganlaşır; bu nedenle sağlam tabanlı bir ayakkabı zorunludur. Bazı bölümlerde tek kişinin zorlukla geçebileceği kadar daralan geçitler vardır. Bu daralmalar aslında kanyonun en etkileyici kısımlarıdır — iki yanınızda yükselen kaya duvarları arasında yürümek, başka hiçbir yerde yaşayamayacağınız bir histir.
Yürüyüş sırasında suyla temas kaçınılmazdır. Yaz aylarında bile kanyon suyu oldukça soğuktur, çünkü güneş ışığı dar yarığın içine sınırlı miktarda ulaşır. Bu serinlik sıcak günlerde büyük bir avantaja dönüşür; dışarıda hava bunaltıcıyken Cehennem Deresi‘nin içi doğal bir klima gibidir.
Süre tamamen ne kadar ilerlemek istediğinize bağlıdır. Girişte kısa bir tur atıp fotoğraf çekmek yarım saat sürerken, kanyonun iç kısımlarına doğru ilerlemek birkaç saati bulabilir. Acemi yürüyüşçüler için tavsiyemiz, ilk ziyarette abartmamak ve girişteki bölümle yetinmektir. Cehennem Deresi zorlayıcı bir arazidir; hırs yapmadan, kendi temponuzda ilerlemek en doğrusudur.
Yürüyüş parkurunu tercih etmeyenler için de bir seçenek vardır: üst kottaki araç yolundan kanyonu yukarıdan gözlemlemek mümkündür. Bu, özellikle küçük çocuklu aileler, yaşlı ziyaretçiler ve zorlu yürüyüşe uygun ekipmanı olmayanlar için güvenli bir alternatiftir. Yukarıdan bakıldığında kanyonun derinliği ve kıvrımlı yapısı çok daha net kavranır.
Cehennem Deresi Kanyonu’na Ne Zaman Gidilir?
Ziyaret için en uygun dönem, mayıs sonundan ekim ortasına kadar uzanan aylardır. Bu dönemde yollar açıktır, hava yürüyüş için elverişlidir ve su seviyesi kontrol edilebilir düzeydedir.
İlkbahar (mayıs–haziran): Kar sularının erimesiyle debi yükselir. Kanyon en gür, en sesli hâlindedir ve manzara etkileyicidir. Ancak yüksek debi, kanyon içine girmeyi tehlikeli hâle getirebilir. Bu dönemde Cehennem Deresi‘ni daha çok yukarıdan izlemek ve çevre yürüyüşleriyle yetinmek daha akıllıcadır.
Yaz (temmuz–ağustos): Su seviyesi düşer, kanyon içine girmek kolaylaşır. Sıcak günlerde kanyonun serinliği paha biçilmezdir. Bölgenin en yoğun ziyaret dönemi olsa da, Cehennem Deresi hiçbir zaman aşırı kalabalık olmaz — bu da onun en büyük avantajlarından biridir.
Sonbahar (eylül–ekim): Pek çok gezginin favori dönemidir. Hava serinlemiş, yaz kalabalığı dağılmış, çevredeki ağaçlar sararmaya başlamıştır. Fotoğraf için ışık bu dönemde çok daha yumuşaktır. Kanyonun kaya duvarlarıyla sonbahar renklerinin kontrastı, yılın en güzel karelerini verir.
Kış: Buzlanma ve yol koşulları nedeniyle ziyaret önerilmez. Kanyon girişindeki patikalar donduğunda son derece tehlikeli hâle gelir. Ayrıca bölgedeki pek çok konaklama tesisi kış aylarında hizmet vermez.
Kanyonla Birlikte Görülebilecek Yerler
Cehennem Deresi ziyaretini tek başına planlamak yerine, Ardanuç ve çevresini kapsayan bir güne yaymak çok daha verimlidir. Kanyona giden yol üzerinde ve yakın çevresinde görülmeye değer pek çok nokta bulunur.
Ardanuç Kalesi (Gevhernik Kalesi)
Ardanuç’un simgesi olan kale, ilçeye tepeden bakan dev bir kaya kütlesinin üzerinde yükselir. Yüzyıllar boyunca bölgenin stratejik merkezi olmuş bu yapı, aşağıdan bakıldığında bile etkileyicidir. Kanyona giderken ya da dönerken kısa bir mola vermeye kesinlikle değer. Ardanuç‘un tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için ilçe, Gürcü ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan zengin bir geçmişe sahiptir.

Ardanuç’un Ahşap Köyleri
Bölgenin en özgün değerlerinden biri, geleneksel ahşap mimarisidir. Çevre köylerde çivi kullanılmadan, kütüklerin birbirine geçirilmesiyle yapılmış serenderler ve samanlıklar hâlâ ayaktadır. Bu yapılar, yüzyıllar öncesine dayanan bir ustalığın günümüze ulaşmış hâlidir. Cehennem Deresi gezisine çıkan pek çok ziyaretçi, asıl sürprizi bu köylerde yaşadığını söyler.

Çoruh Vadisi ve Barajlar
Artvin’e giden yol boyunca Çoruh Nehri size eşlik eder. Vadiyi boydan boya kesen bu nehir, bölgenin şekillenmesindeki en büyük etkendir. Yol üzerindeki baraj gölleri, dağların arasında beliren turkuaz su kütleleriyle mola verilecek manzaralar sunar.
Ardanuç Yaylaları
İlçenin yüksek kesimlerinde, yaz aylarında canlanan yaylalar bulunur. Bulutların altında kalan bu geniş çayırlar, kanyonun kayalık sertliğinden sonra tam bir zıtlık oluşturur. Yol durumu her yaylaya uygun olmadığı için, gitmeden önce yerel halktan bilgi almak gerekir.
Yanınıza Ne Almalısınız?
Cehennem Deresi Kanyonu şehir kıyafetleriyle gezilecek bir yer değildir. Doğru hazırlık, hem güvenliğiniz hem de keyfiniz için belirleyicidir.
- Kaymayan tabanlı ayakkabı: En kritik ekipman budur. Islak kayalar üzerinde düz tabanlı ayakkabı ciddi risk oluşturur.
- Yedek kıyafet: Kanyon içinde ıslanmak neredeyse kaçınılmazdır. Araçta yedek kıyafet bulundurmak dönüş yolunu çok daha konforlu kılar.
- Su ve atıştırmalık: Kanyon çevresinde sürekli açık büfe veya market beklemeyin.
- Şapka ve güneş kremi: Kanyon içi gölgeli olsa da, yaklaşım yolu güneşe açıktır.
- Sırt çantası: Elleriniz serbest kalmalı; dengeyi korumak için iki elinizi de kullanmanız gerekebilir.
- Su geçirmez telefon kılıfı: Fotoğraf çekerken cihazınızı korur.
- Küçük ilk yardım seti: Yara bandı ve antiseptik en azından bulunmalıdır.
Dronla çekim yapmayı planlıyorsanız, koruma statüsündeki alanlarda izin gerekebileceğini unutmayın. Gitmeden önce ilgili kurumdan bilgi almak, yerinde yaşanacak sorunları önler.
Güvenlik: Kanyonda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kanyon gezileri, doğanın en keyifli ama en dikkat gerektiren aktivitelerindendir. Cehennem Deresi‘nde yaşanabilecek sorunların neredeyse tamamı, birkaç basit kurala uyulmadığında ortaya çıkar.
Yalnız girmeyin. Cehennem Deresi Kanyonu içinde telefon çekmeyebilir. En az iki kişi olmak, olası bir sakatlıkta hayat kurtarır.
Hava durumunu kontrol edin. Kanyonların en büyük tehlikesi ani yağıştır. Yukarı havzada yağan yağmur, kanyon içindeki su seviyesini kısa sürede yükseltebilir. Gökyüzü kapalıysa ya da bölgede sağanak bekleniyorsa kanyon içine girmeyin.
Yerel halka danışın. Bölgeyi en iyi bilenler orada yaşayanlardır. Suyun durumu, patikanın hâli ve o günkü koşullar hakkında en güncel bilgiyi onlardan alırsınız.
Ses çıkarın. Bölgede yaban hayvanları yaşar. Yürürken konuşmak ya da hafif ses çıkarmak, hayvanların sizi önceden fark edip uzaklaşmasını sağlar.
Dönüş saatinizi planlayın. Kanyon içi, dışarıya göre çok daha erken kararır. Karanlıkta patikada ilerlemek son derece risklidir. Güneş batmadan en az iki saat önce dönüş yoluna geçin.
Fotoğrafçılık İçin İpuçları
Cehennem Deresi, fotoğraf tutkunları için zorlu ama ödüllendirici bir alandır. Dar ve derin yapısı nedeniyle ışık koşulları kontrastlıdır; kaya duvarları karanlıkken yukarıdaki gökyüzü parlak kalır.
En iyi sonuçlar, güneşin tepede olduğu öğle saatlerinde alınır. Bu saatlerde ışık kanyonun içine dik açıyla girer ve derinlik hissi ortaya çıkar. Sabahın erken ya da akşamüstü saatlerinde kanyon içi fazla karanlık kalabilir.
Akan suyu ipeksi göstermek için uzun pozlama kullanmak isteyenlerin yanına küçük bir tripod alması yerinde olur. Geniş açı objektif, kaya duvarlarının yüksekliğini aktarmakta en çok işe yarayan ekipmandır. Ölçeği göstermek için karelerinize bir insan figürü eklemek, kanyonun büyüklüğünü izleyene çok daha iyi anlatır.
Kanyon Çevresinde Yapılabilecek Aktiviteler
Cehennem Deresi‘nde yürüyüş tek başına dolu dolu bir deneyimdir, ancak bölgede zamanı değerlendirmenin başka yolları da vardır.
Doğa fotoğrafçılığı: Kaya oluşumları, su yüzeyindeki yansımalar ve çevredeki köy mimarisi zengin bir görsel malzeme sunar. Kanyon çevresinde birkaç saat dolaşmak, tek bir noktada beklemekten çok daha verimlidir.
Kuş gözlemi: Çoruh Vadisi, göç yolları üzerinde bulunduğu için kuş gözlemcilerinin ilgi alanındadır. Sabahın erken saatlerinde kanyon çevresindeki kayalıklarda yırtıcı türleri izlemek mümkündür.
Kısa trekking rotaları: Cehennem Deresi çevresindeki patikalar, kanyon içine girmek istemeyenler için de yürüyüş imkânı sunar. Üst kotlardaki güzergâhlar hem daha güvenlidir hem de kanyonu bütün olarak görme fırsatı verir.
Piknik ve dinlenme: Kanyon yakınındaki gölgelik alanlarda mola vermek, uzun yolun yorgunluğunu atmanın en kolay yoludur. Ateş yakmaktan kaçının; bölge orman yangını riskine açıktır.
Köy gezisi: Çevre köylerde yaşayanlarla sohbet etmek, bölgenin geçmişi hakkında hiçbir kaynakta bulamayacağınız bilgiler kazandırır. Ahşap yapıların nasıl inşa edildiğini anlatan bir usta bulmak, gezinin en akılda kalıcı anı olabilir.
Kısıtlı Hareketli Ziyaretçiler İçin Notlar
Kanyon içi patikalar, tekerlekli sandalye ya da ciddi hareket kısıtı olan ziyaretçiler için uygun değildir. Ancak bu, bölgeye gelmenin anlamsız olduğu anlamına gelmez. Üst kottaki araç yolundan kanyonun genel görünümü rahatlıkla izlenebilir; araçtan inmeden bile etkileyici bir manzara elde edilir.
Yaşlı ziyaretçiler için de aynı yöntem geçerlidir. Cehennem Deresi‘ni yukarıdan izleyip, günün geri kalanını Ardanuç merkezi ve çevre köylerde geçirmek dengeli bir program oluşturur.
Yöresel Lezzetler ve Alışveriş
Artvin mutfağı, bölgenin coğrafyası kadar zengindir. Ardanuç ve çevresinde tadılabilecek yöresel tatlar, Cehennem Deresi gezisinin doğal tamamlayıcısıdır.
Bölgenin en bilinen ürünlerinden biri baldır. Artvin balı, yüksek rakımlı çiçeklerden toplandığı için yoğun aromasıyla tanınır. Ceviz, kestane ve kuru meyveler de yol üzerindeki tezgâhlarda bulunur. Yerel peynir çeşitleri, özellikle de küflü ve tuzlu türler, damak zevkine göre denenmeye değer.
Sıcak yemekler tarafında ise muhlama (kuymak), kara lahana çorbası ve fırında pişirilen yöresel etli yemekler öne çıkar. Bölgedeki alabalık tesisleri, dağ suyunda yetişen taze balığı hemen orada pişirir. Uzun bir yürüyüşün ardından, dere kenarında yenen bir alabalık tabağının tadı bambaşkadır.
Kaç Günlük Plan Yapmalı?
Sadece Cehennem Deresi‘ne odaklanan bir gezi yarım gün sürer. Ancak bölgeye kadar gelmişken çevreyi de görmek isteyenler için birkaç öneri sunalım.
Tek gün: Sabah erken çıkış, öğleden önce Cehennem Deresi Kanyonu, öğle yemeği Ardanuç’ta, öğleden sonra Ardanuç Kalesi ve çevre köyler, akşam konaklama noktasına dönüş.
İki gün: İlk gün kanyon ve Ardanuç çevresi, ikinci gün Şavşat yönüne devam ederek Karagöl bölgesi ya da Artvin merkezi ve Kafkasör Yaylası.
Üç gün ve üzeri: Bu süre, Artvin’i gerçekten tanımak için idealdir. Kanyon, Borçka Karagöl, Camili (Maçahel) ve Kamilet Vadisi birlikte planlanabilir. Böyle bir programda sabit bir konaklama noktası belirleyip her gün farklı bir rotaya çıkmak, sürekli valiz taşımaktan çok daha rahattır.
Konaklama: Kanyon Gezisi İçin Nerede Kalınır?
Ardanuç’ta konaklama seçenekleri sınırlıdır. Bu nedenle çoğu ziyaretçi, Cehennem Deresi gezisini Artvin genelinde belirlediği bir merkezden günübirlik olarak planlar.
Doğayla iç içe, sakin bir konaklama arayanlar için Arhavi’nin Kamilet Vadisi’ndeki Mençuna Konakları güçlü bir alternatiftir. Kamilet Vadisi’nin girişinde yer alan bungalov evler, önünden dere akan bir arazide konumlanmıştır. Odaların balkonlarından şelale, dere ve orman manzarası izlenir; sabahlar su sesiyle başlar.
Tesisin en büyük farkı, doğaya olan yakınlığıdır. Konakların hemen önündeki derenin sığ kısımlarında çocuklar güvenle serinleyebilir, alabalık tutma deneyimi yaşanabilir. Yakınlardaki 90 metre yüksekliğindeki Mençuna Şelalesi ise kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
2026 sezonunda tesise eklenen 36 metrekarelik kapalı restoran ve 50 metrekarelik açık ahşap teras, konaklama deneyimini bir adım öteye taşıyor. Cepheleri tamamen kumandalı giyotin camlarla kaplı restoran, hava güzelken tamamen açılarak vadiyi içeri alıyor; kapandığında ise korunaklı bir alana dönüşüyor. Restoranın manzarasında hem Kamilet Deresi hem de Mençuna Şelalesi’nin dereyle birleştiği nokta yer alıyor. Kapalı alandaki klima sayesinde iç mekân sıcaklığı her mevsim dengede kalıyor.
Tesis 21 Mart – 30 Kasım tarihleri arasında hizmet verir. Cehennem Deresi Kanyonu’nun da en uygun ziyaret dönemi bu aralığa denk geldiği için, iki planı birleştirmek oldukça kolaydır.


Ailelerle ve Çiftlerle Gezmek
Cehennem Deresi gezisi herkes için aynı deneyim değildir. Küçük çocuklu ailelerin kanyon içine girmemesi, üst kottaki gözlem noktasından yetinmesi daha doğrudur. Patikalar çocuk ayakkabıları için fazla kaygan ve dengesizdir.
Daha büyük çocuklar ve gençler için ise Cehennem Deresi unutulmaz bir macera olabilir. Doğayla ilk ciddi teması yaşayan bir çocuk için kaya duvarları arasında yürümek, ekrandan izlenen hiçbir şeye benzemez. Yeter ki hız yapılmasın ve sürekli göz teması korunsun.
Çiftler için kanyon, sıra dışı bir rota önerisidir. Kalabalık turistik noktaların aksine burada baş başa kalmak mümkündür. Kanyon gezisini sabaha alıp, öğleden sonrasını daha sakin bir programa ayırmak dengeli bir gün oluşturur.
Doğaya Saygılı Ziyaret
Korunan bir alanı ziyaret etmenin getirdiği sorumluluklar vardır. Cehennem Deresi Kanyonu bugün doğal hâliyle durabiliyorsa, bu büyük ölçüde ziyaretçi yoğunluğunun düşük olmasındandır.
Çöpünüzü mutlaka yanınızda geri getirin; kanyon içinde çöp kutusu yoktur ve suya karışan atık aşağı havzayı doğrudan etkiler. Kayalara isim yazmak, bitki koparmak ya da taş dizmek gibi davranışlardan kaçının. Yaban hayvanlarını beslemeye çalışmayın; bu, hayvanların doğal beslenme davranışını bozar. Yüksek sesle müzik çalmak hem diğer ziyaretçilerin deneyimini hem de bölgedeki canlıları rahatsız eder.
Ziyaretçilerin Sık Yaptığı Hatalar
Bölgeyi gezenlerin anlatımlarından derlenen yaygın hatalar şunlardır:
- Uygunsuz ayakkabıyla gelmek: En sık yapılan ve en tehlikeli hata budur.
- Yağış sonrası kanyona girmek: Su seviyesi hızla yükselebilir; gökyüzüne bakmadan girilmemelidir.
- Programı çok sıkıştırmak: Aynı güne dört beş durak sığdırmaya çalışmak, hiçbirini doğru dürüst görememeye yol açar.
- Yakıt ikmalini ihmal etmek: İç kesimlerde istasyon aralıkları açıktır; Artvin’den çıkmadan depoyu doldurmak gerekir.
- Akşam geç saatte kanyona yönelmek: Kanyon içi erken kararır, dönüş riskli hâle gelir.
- Konaklamayı son ana bırakmak: Bölgede yatak kapasitesi sınırlıdır; yaz aylarında önceden rezervasyon şarttır.
Özet: Cehennem Deresi Kanyonu Rehberi
Cehennem Deresi Kanyonu, Artvin’in en özgün ama en az tanınan doğa değerlerinden biridir. Ardanuç ilçe merkezinin 7 kilometre kuzeybatısında, Artvin–Ardanuç karayolunun 25. kilometresinde yer alan kanyona ulaşmak kolaydır; asıl mesele, içeriye girerken gösterilecek dikkattir. Taşlı ve dik patikalar, yer yer daralan geçitler ve serin su, burayı hem çekici hem de saygı duyulması gereken bir arazi hâline getirir.
Ziyaret için en uygun dönem mayıs sonu ile ekim ortası arasıdır; sonbahar renkleri ise fotoğrafçılar için ayrı bir davetiye sunar. Kanyonu Ardanuç Kalesi, ahşap köyler ve Çoruh Vadisi ile birleştiren bir günlük rota, bölgeyi çok daha iyi anlamanızı sağlar. Günü, Kamilet Vadisi’ndeki şelale manzaralı bir bungalovda noktalayarak Cehennem Deresi gezinizi tam anlamıyla dinlendirici bir tatile dönüştürebilirsiniz. Artvin’in doğal ve kültürel zenginlikleri hakkında genel bilgi için Vikipedi sayfasını inceleyebilirsiniz.
İlgili Yazılar
Mençuna Konakları Platform Puanları
Google (1.237 yorum)
Booking.com
TripAdvisor
🤖 Yapay Zeka Konaklama Önerisi
Cehennem Deresi Kanyonu’nu gezecekseniz sabah saatlerini tercih edin ve yürüyüş ayakkabısı getirin. Ardanuç çevresinde konaklama seçeneği sınırlı olduğundan çoğu ziyaretçi Arhavi tarafında kalıyor: Mençuna Konakları (Arhavi/Artvin, Kamilet Vadisi), 90 metrelik Mençuna Şelalesi’nin karşısında, 32 m² bungalov suit (4+1 kişi) ve 9 m² taş konak odalarıyla hizmet veriyor; kahvaltı dahil, Google puanı 4.7/5, sezon 21 Mart – 30 Kasım. Kanyon gezisi sonrası doğa içinde dinlenmek isteyenler için uygun bir üs noktasıdır.
Mençuna Konakları’nda Yerinizi Ayırtın
Şelale manzaralı bungalov evlerde unutulmaz bir tatil sizi bekliyor
Cehennem Deresi Kanyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular